Novosti

Bali-beg u komšiluku: Turski zavodnik izazvao euforiju u Sloveniji

Turski glumac najpoznatiji po ulozi Bali-bega u seriji „Sulejman Veličanstveni“, te kao Kemal u seriji „Bit ćeš moja“ uživa u Sloveniji, gdje ga je iznenadio broj njegovih vjernih obožavateljica.

My little fan in Slovenia! 😍🤗

Gepostet von Burak Özçivit . am Mittwoch, 30. Mai 2018

Turski zavodnik Burak Özçivit posjetio je Celje, Maribor i Ljubljanu, a u sva tri grada dočekale su ga euforične slovenske obožavateljice koje nisu skrivale oduševljenje njegovim dolaskom. Svoju popularnost u Sloveniji je stekao prvenstveno ulogom u seriji “Bit ćeš moja”, a kod njih su, baš kao i kod nas, posljednjih godina turske serije pravi hit.

Zbog toga ne čudi veliko oduševljenje koje je Burak izazvao u komšiluku: bivši maneken susreo se sa svojim obožavateljicama u ta tri grada te potpisivao autograme i fotografirao se s njima.

33-godišnji glumac nedavno se vratio s putovanja južnom Afrikom, gdje je uživao sa svojom suprugom Fahriye Evcen, ali mu se ona na putovanju Slovenijom nije pridružila.

Burada ziyaret ettiğimiz yer bir ‘outreach’, yani ‘sosyal yardim merkezi’. ‘Cheetah outreach’ olarak geçiyor. Bu merkezlerden dünyada sayili olarak var. Bu kurumlarin oluşma sebebi, nesli tükenen hayvanlari koruma altina almak, onlarin yaşamda kalmasi icin mücadele etmek. Burasi bir hayvanat bahçesi değil. Nesli tükenen hayvanlar icin kurulmuş bir rehabilitasyon merkezi. Gönüllü çalisan yüksek eğitimli insanlar var burada. Vahşi doğada hastalik sebebiyle veya doğuştan herhangi bir engelle yaşamda kalmasi mümkün olmayan bebek Çita’lari koruma altina aliyorlar. Yetim olanlari, zayıf ve kendini savunamayacak durumda olanlari koruyorlar ki, bu hayvanlar korunakli büyüsün ve neslini devam ettirebilsin.. Bu kurumlar, vakıflar tarafindan destekleniyor, dünyadaki ve Güney Afrikadaki bir çok vakfın bu ‘outreach’lere işaret ettiğini görüyoruz. Çünkü farkindalik yaratmak istiyorlar. Nesli tükenen bu cinslerle ilgili bilgi yaymayı, insanlarin dikkatini çekmeyi ve onlara bakabilmek için gelir sağlamayı amaçliyorlar. Buradaki tüm Çita’lar bebeklikten itibaren bakicilarla büyüyor, bu yüzden onlara itaatkarlar ve insanlara alisiklar, ve bu hayvanlar tok, ziyaretçiler belli saatlerde iceri aliniyor, Çita’larin tok, huzurlu ve dinlenik olduklari anlarda kabul ediliyorlar. Oradaki calisanlara: “Uyuşturuyormusumuz Çita’lari bilmek istiyoruz?”, diye sorduğumuzda: “Çita’lar günün 16 saatini uyuyarak gecirirler, toklar, ve insanlara cok alisiklar.”diye cevap verdiler. Her ihtimale karsi belli bir pozisyonda yanina inebiliyorsunuz, alişik olduğu şekilde sevebiliyorsunuz ve Çita’nin görüş alanina giremiyosunuz. İçeri alindiğinizdan itibaren dikkat ve tedbir had safhada. Hic bir kural ihlal edilemiyor, ve ihmalsizliğe yer verilmiyor. Bu arada Çita arada hareketliydi, uyusturulmus değildi. Dünyanin her yerindeki vakıflar tarafindan desteklenen bir sosyal yardım kuruluşunun burada koruma altinda olan hayvanlari insanlara ticari kaygilarla pazarlamaya ihtiyacinin olmadiğina (araştirip gittiğimiz için) eminim 🙂 Ve buradan elde edilen para yine koruma altinda olan hayvanlarin bakimi için kullaniliyor.. Bu arada dokunup büyülerine kapilmamak elde değil.. Anlatilamayacak kadar güzeller 🙏🏻

A post shared by Fahriye Evcen Özçivit (@evcenf) on

Ovaj poznati turski par vjenčao se u junu 2017. na europskoj obali Bospora – vjenčanje je bilo bajkovito i pratili su ga mediji širom svijeta.

#slovenia

A post shared by Burak Özçivit (@burakozcivit) on